SESSION 5C: Turizm II 755 Turizm ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Akdeniz Ülkeleri Üzerine Bir Panel Veri Analizi Relationship between Tourism and Economic Growth: A Panel Data Analysis on Mediterranean Countries Asst. Prof. Dr. Ali Rıza Aktaş (Akdeniz University, Turkey) Dr. Fatih Kaplan (Bingöl University, Turkey) Ph.D. Candidate Seyfettin Kocaman (Akdeniz University, Turkey) Abstract In this study, unit root tests, co-integration tests and long term co-efficient tests are researched with panel data of GDP and tourism receipts for mediterranean countries between 1995-2011. In the study, as research method tests, first generation root tests (Levin-Lin, Breitung, Im-Pesaran and Shin(IPS), Fisher ADF, Fisher PP and Hadri estimators) and second generation unit root tests (CADF-CIPS estimators) have been used. In order to test cointegration, Pedroni, Kao, Johansen-Fisher and Westerlund co-integration tests have been used, to estimate the long-term coefficients PMGE (Pooled Mean Group Estimation) has been used. As a result of the econometric applications, a cointegration relationship between growth and tourism revenue in the long term with the correlation of .05 has been found. 1 Giriş Turizm, boş zamanın ve tasarrufun nasıl kullanılacağına ilişkin ekonomik bir kararla başlayan ve yatırım, tüketim, istihdam, dışsatım ve kamu gelirleri gibi ekonomik yönleri bulunan bir sosyo -ekonomik olaydır. Turizm başlangıçta insanların gezme ve değişik yerler görme merakından doğmuş, özellikle 1950’li yıllardan sonrada hızla gelişerek daha geniş kitlelere ve uzak mesafelere yayılmıştır. Günümüzde parasal ve toplumsal bir olay haline gelen turizmin yarattığı ekonomik ve politik etkiler, ülke ekonomilerinde ve özellikle uluslararası ekonomik ve politik ilişkilerde önemli sonuçlar doğurmaktadır. Turizm bugün dünya ekonomisi içerisinde gelir sağlayıcı faktörlerin başında yer almakta, büyük oranda yatırım yapılan ve gelişen bir sektör haline gelmektedir. Turizm bir ül kenin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda kazanım elde etmesini sağlayan en önemli hizmet sektörlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle turizm potansiyeli bulunan gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler özellikle uluslararası turizm faaliyetlerine ağırlık vererek, hem ekonomik gelişmelerini hızlandırmak hem de ge liri tabana yaymak suretiyle ülkedeki refah düzeyini yükseltmeyi amaçlamaktadırlar. Turizm yönlü büyüme stratejini belirleyen ülkeler, turizm sektörüyle hizmet ihracatı yaparak daha fazla döviz girdisi, istihdam ve dolayısıyla ulusal gelir sağlayabilmektedirler. Milli gelir ve istihdamın artmasıyla vergi tabanının genişlemesi devletin vergi gelirlerinde belirgin bir artışın olmasına neden olacaktır. Artan vergi gelirleri merkezi ve mahalli idarelerce yapılan yatırımları artırarak ülkenin gelişmesine yardımcı olacaktır. Turizm gelirleri milli gelir içinde yer al makta ve ekonomide bir çoğaltan etkisi yaratmakta, ortaya çıkan çarpan etkisi de ekonomi üzerinde olumlu etki yapmakta ve birçok sektörü desteklemektedir. Turizmi bünyesinde barındıran hizmet sektörü kuşkusuz emek yoğun bir sektördür. Sermayenin yetersiz fakat emeğin yoğun olarak bulunduğu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, turizm sektörünün büyümesi, ülkenin milli gelirinin arttırılmasında bir fırsat olarak görülmektedir. Söz konusu emek yoğun ülkeler, turizm sektörünün büyümesi ile hizmet ihracatlarını arttırarak, ülkelerine döviz girdisi sağlayıp, istihdam seviyelerini ve dolayısıyla milli gelirlerini arttırmaktadırlar (Yamak ve diğ., 2012). Turizm faaliyetleri dünya ekonomisinde giderek artan oranlı bir gelişim göstermektedir. Birçok ülkede turizm, GSMH ile istihdamın önemli bir bölümünü meydana getirmektedir. Buna ilave olarak turizmden elde edilen uluslararası döviz gelirleri ülkelerin mevcut bütçe açıklarını finanse etmeye yardımcı olmaktadır.Turizm gelirinin zengin ülkelerden daha fakir ülkelere, gelişmişlerden gelişmekte ve az gelişmiş ülkelere doğru dağılımına katkı yaparak ülkeler arasında yakınsamaya da neden olmaktadır. Böylece turizm bölgesel gelişmeye de yardımcı olmakta ve bölgesel ekonomik farklılıkların azaltılmasına olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla sektöre yapılacak ulusal/uluslararası yatırımlar, kısa sürelerde etkisini göstererek geri kalmış bölgelerin ilerlemesine olumlu yönde etki edebilecektir (Bahar ve Bozkurt, 2010). Uygarlık seviyelerinin artması, ülkelerin yakınlaşması, hayat standartlarının yükselmesi ve çalışma saatlerinin azalması sayesinde günümüz insanları daha çok seyahat etmeye başlamıştır. Artan bu seyahat eğilimleri sonucu turizm olayı coğrafi olarak daha geniş bir alana yayılmış ve bütün dünya ziyaretçileri tarafından kullanılan bir olgu haline gelmiştir. Geniş ölçekli ve çok boyutlu bir toplumsal olay olan bu harekete, bugün dünya nüfus unun yaklaşık %12,5’i katılmaktadır (Alaeddinoğlu ve Can, 2007).