Bu makale Diagnostic and Interventional Radiology’de yer alan İngilizce makalenin Türkçesi olup kaynak gösterme ve dizinleme amacı ile kullanılamaz. Türk Radyoloji Bülteni A61 M iktar olarak tanımı değişmekle birlikte yoğun hemoptizi, 24 saatlik süreç içerisinde 300-600 mL arasında kanın ekspek- tore edilmesi olarak tanımlanır (1). Bir yıllık zaman dilimi içerisinde göğüs kliniklerindeki her bir klinisyenin yaygın hemoptizi- ye bağlı ölümle sonuçlanan olgularla karşılaşma olasılığı %28 olarak belirtilmiştir (2). Ölüm hemoptiziye bağlı kanamadan çok aspirasyona sekonder gelişen asfiksi nedeniyledir (2-4). Hemoptizi tedavisinde bronşiyal arter embolizasyonu (BAE) ilk ola- rak 1973 yılında tanımlanmıştır (5). Bu çalışmayı BAE’nin etkin ve gü- venilir olduğunu vurgulayan diğer çalışmalar izlemiştir (6-8). Çalışma grubu bu sunumda yoğun hemoptizisi bulunan 10 olguda BAE ile ilgili kendi deneyimlerini aktarmayı amaçlamıştır. Gereç ve yöntem Ağustos 2002 tarihinde çalışmanın yapıldığı hastanenin radyoloji, gö- ğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi klinikleri yoğun hemoptizili olguların değerlendirme ve tedavilerinde ortak bir algoritma saptadı. Buna göre yo- ğun hemoptizili olgular klinik ve hemodinamik olarak stabil ise önce akci- ğer grafisi; sonrasında, akciğer grafisi etyoloji ve lokalizasyon yönünden tanımlayıcı değilse, BT incelemeye alındılar. Bu aşamadan sonra olgular, önce tanısal ve yapılabilirse tedavisel bronkoskopik işlem gördüler. He- moptizileri bu aşamalardan sonra kontrol altına alınamayan 16 olgu anji- yografi ünitesine sevk edildi. Yoğun hemoptizili olgular stabil değilseler gerekli destekleyici yaklaşımlardan sonra doğrudan bronkoskopik işleme alındılar. Bu yaklaşımla hemoptizileri kontrol edilemeyen 2 olgu ilgili klinisyen grubu ile ve entübe edilerek DSA ünitesinde işleme alındılar. Ağustos 2002-Mayıs 2004 tarihleri arasında, bu algoritma ile 11 erkek, 7 kadın (21-81 yaşlarında, ortalama yaş=52) toplam 18 olguya tanısal anji- yografik incelemeler yapıldı. İşlemler 5F “pigtail” kateterle (Cook, Bja- everskov, Denmark) non-selektif aortogram elde ederek başladı. Takiben 4F “glide” kateterler (Terumo Europe NV, Leuven, Belgium) ile selektif bronşiyal arter çalışmaları yapıldı. Bu çalışmaların negatif olduğu olgular- da interkostal ve subklavyen gibi non-bronşiyal sistemik arterler selektif olarak aynı 4F “glide” kateterle kateterize edilerek görüntülendi. Sekiz ol- guda bronşiyal ya da non-bronşiyal sistemik arter çalışmalarında kontrast madde ekstravasyonu, kronik inflamasyonu gösterir vasküler boyanma ve göllenme izlenmediğinden BAE işlemi yapılmadı. Bu 8 olgu klinik takip ve palyatif yaklaşımlarla tedavi edildiler. Hemoptizileri ortalama 36 saat Bronşiyal arter embolizasyonu: on olgu deneyimi Bahri Üstünsöz, Uğur Bozlar, Fatih Örs, Sedat Gürkök, Arzu Balkan, Turan Ilıca GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ ARAŞTIRMA YAZISI Gelişi 7 Haziran 2004; revizyon isteği 19 Eylül 2004; revizyon gelişi 22 Eylül 2004; kabulü 3 Ekim 2004 AMAÇ Yoğun hemoptizi nedeniyle bronşiyal arter emboli- zasyonu (BAE) uygulanan 10 olgudaki deneyimleri- mizi aktarmak. GEREÇ VE YÖNTEM Ağustos 2002-Mayıs 2004 tarihleri arasında yoğun hemoptizileri konservatif yöntemlerle ya da bron- koskopik girişimlerle durdurulamayan 18 olgu (11 erkek, 7 kadın; 21-78 yaşları arasında, ortalama ya- ş=52) DSA ünitesine bronşiyal anjiyografi amacıyla gönderildi. Bu olgulardan 10’una (7 erkek, 3 kadın; 21-78 yaşları arasında, ortalama yaş=54.2) BAE uy- gulandı. Her olguda 5F “pig-tail” kateterler aracılı- ğıyla ile aortogram ve 4F “glide” kobra (C2) kateter- ler ile selektif bronşiyal arteryogramlar elde edildi. Bronşiyal arter anjiyografisinde kullanılan aynı C2 “glide” kateterler, 7 olguda BAE içinde kullanıldı. Üç olgunun BAE’sinde ek olarak mikrokateterlere gereksinim duyuldu. BAE için 250 mikrondan büyük partikül (PVA, Embospher ® ), mekanik koil ya da iki- sinin kombinasyonu kullanıldı. BULGULAR BAE uygulanan 10 olgunun etyolojilerinde; 3 olguda tüberküloz, 3 olguda sarkoidoz, 2 olguda bronşektazi, 2 olguda malignite mevcuttu. Bronşiyal arter patolo- jisi BAE olgularının 4’ünde non-selektif çalışmada da izlendi. BAE olgularının hepsinde hemoptizi ilk seans- ta kontrol altına alındı. Embolizan ajan olarak sadece mekanik koille embolize edilen iki olguda takiplerinin birinci aylarında rekürrens izlendi. Bu iki olguda em- bospher ile mikropartikül embolizasyonu yapılarak hemoptizileri tekrar kontrol altına alındı. Olgular 1- 21 ay arasında ortalama 8 ay takip edildiler. SONUÇ Daha doğru sonuçlar için olgu sayısının artışı gerek- mektedir. Yoğun hemoptiziye neden olan vasküler patolojilerin saptanmasında tek başına non-selektif anjiyografi çalışması yeterli değildir. Her olguda se- lektif çalışma yapılmalıdır. BAE’de 4F “glide” C2 kate- ter kullanılarak maliyet düşürülebilir. BAE’de tek ba- şına mekanik koil kullanmak güvenilir olmayabilir. Anahtar sözcükler: • hemoptizi • bronşiyal arter • terapötik embolizasyon Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Radyoloji (B.Ü. bustunsoz2000@yahoo.com, U.B., F.Ö., T.I.), Göğüs Cerrahisi (S.G.) ve Göğüs Hastalıkları (A.B.) Anabilim Dalları, Ankara. Diagn Interv Radiol 2006; 12:43-46 Bronchial artery embolization: experience with 10 cases. B. Üstünsöz, U. Bozlar, F. Örs, S. Gürkök, A. Balkan, T. Ilıca