International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4 /1II Winter 2009 TÜRK ROMANCISININ GÖZÜYLE II. DÜNYA SAVAI Alev SINAR UĞURLU * ÖZET II. Dünya Savaı 1 Eylül 1939’da Almanya’nın Po lonya’yı igali ile fiilen balamı, ardından Đngiltere, Fransa, Rusya, Đtalya, Japonya gibi devletlerin katılması ile sava neredeyse dünyanın dörtte üçüne yayılmı ve 9 Ağustos 1945’te Amerika’nın Nagazaki üzerine attığı atom bombası ile sona ermitir. Stratejik konumunun önemi dolayısıyla Türkiye’nin bu savaa katılması istenmi an cak “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini benimsemi olan Türkiye Cumhuriyeti toprak bütünlüğü tehdit edilme dikçe savaa girmeyi reddetmi, yapılan baskılara karı koyarak fiilen bu savaa katılmamayı baarmıtır. Ancak savaa girilmese de, Türkiye bu yıllarda büyük sıkıntılara katlanmak durumunda kalmı, özellikle ekonomik açıdan son derece olumsuz bir tablo ortaya çıkmıtır. Türk ya zarları, ülkeyi derinden etkileyen her siyasî ve sosyal olay gibi II. Dünya Savaı’nı da edebiyat için bir malzeme ola rak görmüler ve bu tarihî dönemi sonraki nesillere ak tarmayı kendilerine bir görev bilmilerdir. II. Dünya Sa vaından bahseden romanlarda bu savata “sahnenin dıı” kalmayı baaran Türkiye'nin durumunun yanı sıra savaın içinde yer alan Polonya, Yugoslavya, Đngiltere, Fransa, Almanya, Đsviçre, Norveç, Rusya gibi devletlerin ve buralarda yaayan etnik grupların durumları da ele alınmıtır. Anahtar Kelimeler: II. Dünya Savaı, Türkiye, Ka raborsa, Pasif korunma, Varlık vergisi, Toplama kampı, Cephe, Cephe gerisi * Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, alav01@hotmail.com