Cukurova Medical Journal Cukurova Med J 2016;41(2):406-407 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ DOI: 10.17826/cutf.203602 Yazışma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Hüseyin Savaş Göktürk, Baskent Üniversitesi , Gastroenteroloji Bilim Dalı, Konya, Turkey, E-mail: savasgokturk@yahoo.com Geliş tarihi/Received: 02.10.2015 Kabul tarihi/Accepted: 18.01.2016 EDITÖRE MEKTUP/LETTER TO THE EDITOR Leser-Trelat belirtisi mi Leser-Trelat sendromu mu? Leser-Trelat sign or Leser-Trelat syndrome? Hüseyin Savaş Göktürk 1 , Gülhan Kanat Ünler 1 , Recep Dursun 2 1 Baskent University Faculty of Medicine, Department of Gastroenterology, 2 Department of Dermatology, Konya, Turkey Cukurova Medical Journal 2016;41(2):406-407. Sayın Editör, Leser-Trelat (LT) belirtisi, ciltte seboreik keratozların aniden ortaya çıkması veya mevcut keratozların haftalar içinde sayılarının ve büyüklüklerinin artmasıdır 1 . Birçok kaynakta altta yatan bir maligniteyi işaret eden kutanöz paraneoplastik bir belirteç olarak kabul edilmektedir. En sık gastrointestinal sistem kanserleri olmak üzere hematolojik, meme ve akciğer kanserleri ile de birliktelikleri raporlanmıştır 2 . Ciltte ani başlayan ve haftalar içinde artan ancak yapılan araştırmalara ve sonrasındaki iki yıllık takibe rağmen malignite gelişimi gösterilemeyen seboreik keratoz olgusunu sunmayı amaçladık. Aniden ortaya çıkan ve bir ay içinde giderek sayısı ve boyutları artan özellikle gövdede ve sırtta yerleşen, kaşıntısız cilt lezyonları nedeniyle Dermatoloji Polikliniği’ne başvuran 80 yaşında erkek hasta malignite araştırılması amacıyla kliniğimize yönlendirildi. Bilinen hiperlipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı olan hastanın dermatolojik muayenesinde göğüs ön yüzünde, boyunda ve sırtında çok sayıda kahverengi-siyah, sınırları net seçilen, hiperkeratotik, makülo-papüler lezyonlar izlendi. Altta yatan malignite olasılığına yönelik olarak yapılan laboratuar incelemelerinde ve tüm abdomen ultrasonografik incelemede malignite düşündürecek bulgu izlenmedi. Üst gastrointestinal sistem endoskopisi ve kolonoskopisi de normal bulunan hastaya toraks ve tüm abdomen bilgisayarlı tomografi uygulandı ancak malignite ile uyumlu görünüm saptanmadı. Ürolojik muayenesi ve baş boyun muayenesinde de seboreik keratoz oluşumuna yol açabilecek bir patoloji saptanmaması üzerine hasta takibe alındı. Periyodik fizik muayene, laboratuar ve görüntüleme yöntemleri ile iki yıllık sürede malignite gelişmediği bununla birlikte bir ay içinde ortaya çıkan seboreik keratozların sayısında ve boyutlarında da değişiklik meydana gelmediği izlendi. Resim 1. Sırt ve gövdenin sağ yanındaki çok sayıda kahverengi-siyah seboreik keratozlar Derinin sık görülen benign ve tümöral lezyonları arasında yer alan seboreik keratoz, epidermal keratinositlerden köken alan, değişik boyutlarda, düzensiz yüzeyli, sıklıkla kahverengi tonlarında, çoğunlukla kaşıntısız, tek veya çok sayıda papül, nodül veya plaklar şeklinde görülen lezyonlardır. Etiyopatogenezi net olarak ortaya konulamamış olsa