Kılıç, M. (2019). Birinci Dünya Savaşı Sürecinde İtilaf Devletleri Vatandaşlarının Zorunlu İkamet Merkezlerinden Biri Olarak Urfa Mutasarrıflığı, Asia Minor Studies journal, 7(1), 72-80, Gönderme Tarihi: 18- 12-2018, Kabul Tarihi: 10-01-2019. Araştırma Makalesi. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE İTİLAF DEVLETLERİ VATANDAŞLARININ ZORUNLU İKAMET MERKEZLERİNDEN BİRİ OLARAK URFA MUTASARRIFLIĞI Urfa Mutasaririfiya, One of the Compulsory Accommodation Centers of the Entente Citizens During the First World War Musa KILIÇ * Öz Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Osmanlı hükümeti topraklarında ikamet eden İtilaf Devletleri vatandaşlarının çeşitli merkezlerde toplanmasına karar vermişti. Böyle bir kararın alınmasındaki nedenlerinin İtilaf Devletlerinin kendi topraklarında yaşayan Osmanlı tebaasına yaptıkları muamelelere karşı bir hamle ve güvenlik gerekçeleri olduğunu söylemek mümkündür. Urfa Mutasarrıflığı, İtilaf Devletleri vatandaşlarının sürgün merkezlerinden biridir. Özellikle Dördüncü Ordu’nun idaresi altında olan Şam, Kudüs ve Beyrut gibi bölgelerde yaşayan İtilaf Devletleri vatandaşlarının bir kısmı 1915 yılının başlarından itibaren Urfa’ya sevk edilmeye başlanmıştır. Urfa’nın tercih edilmesi ise coğrafi konumundan kaynaklanmaktaydı. Dördüncü Ordu ile Anadolu arasındaki geçiş güzergâhında yer almaktaydı ve denize uzak bir bölgedeydi. Urfa’da ikamete mecbur bırakılanlar büyük oranda çeşitli misyonerlik kurumlarında görev alanlar, Fransız ve İngiliz vatandaşlarıdır. Bu nedenle İngiltere ve Fransa Devleti, ABD aracılığı ile Urfa’ya sürülen vatandaşları hakkında endişelerini dile getirmişler ve durumu protesto etmişlerdir. 1916 yılında Urfa’ya yerleştirilen İtilaf Devletleri vatandaşlarının büyük bir bölümü Niğde ve Kayseri gibi Anadolu’nun içlerinde yer alan merkezlere sevk edildiler. Yine de bir kısım İtilaf Devleti vatandaşının savaş sonuna kadar Urfa’daki mecburi ikametinin devam ettiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Birinci Dünya Savaşı, Urfa, İtilaf Devletleri Vatandaşları, Dördüncü Ordu, Sürgün, Suriye . Abstract After the outbreak of World War I, the citizens of the Entente Powers resident in the Ottoman Empire were ordered to convene in particular centers within the country. It was likely that the chief reason behind this decision was the idea of reacting against the illtreatment exposed by the Ottoman subject in the countries under the rule of Entente Powers, as well as the concern about security measures. The province of Urfa, for example, was one of these centers. The citizens of the Entente Powers living in towns under the authority of Ottoman 4th Army, in particular, from the early days 1915, began to be dispatched to Urfa. The geographical position of the town was decesive in this preference. It was situated between the 4th Army and the rest of Anatolia and it was not close sea. Those who were instructed to settle in Urfa to a great extent composed of French and English citizens, who were acting as missionaries. Thus, England and France, through the Unites States of America, unveiled their worries about their people subjected to settlement in Urfa and protested against this. In 1916, most of the foreign citizens settled in Urfa were transferred to other towns i n deep interior of Anatolia, such as Niğde and Kayseri. But still some of them seem to have kept on residing in Urfa compulsorily till the end of the war. Keywords: First World War, Urfa, Citizens of Entente Powers, Fourth Army, Exile, Syria. Giriş Uluslararası hukukta savaş esirlerine dair kaidelerinin konulmasına yönelik ilk çalışmalar XIX. yüzyılın ortalarından itibaren başladı. Savaş esirleri ve savaşta yaralanan düşman askerlerine dair ilk düzenleme, Osmanlı Devleti’nin de imzasının bulunduğu 1864 yılında imzalanan Cenevre Sözleşmesiydi. 1906 yılında buna ek bir sözleşme daha yapıldı. 1907 Lahey Sözleşmesinin “Kara Harbinin Kanunları ve Adetleri Hakkında Yönetmelik” başlıklı ekinde, harp esirlerine dair 17 maddelik bir bölüm bulunmaktaydı. Burada harp esirlerinin tâbi olacakları muamele, esirlerin hakları ve yükümlülükleri gibi pek çok husus düzenlenmişti (Kocatepe, 2011: 46). Cenevre Sözleşme, Osmanlı Devleti tarafından imzalanmasına rağmen onaylanmamıştı (Tunalı, 2017: 83). Fakat bu durum Osmanlı Devleti’nin uluslararası hukuk kaidelerini dikkate almadığı anlamına gelmemektedir. * Dr.Öğr.Üyesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, musakilic@ogu.edu.tr.