A.E. Kavak1 et al. International Journal of Innovative Engineering Applications 2, 1 (2018), 15-21 15 ISSN 2587-1943 PSYLLIDAE (HEMIPTERA) FAMİLYASININ EKONOMİK ÖNEMİ VE MÜCADELESİ Akif Emre Kavak 1, İnanç Özgen 2 Original scientific paper Dünyada ve ülkemizde Psyllidae familyasına ait türler giderek yaygınlaşmaktadır. Bu bağlamda Psyllidae familyasına ait türlerin ekonomik önemi ve mücadelesi de daha önemli bir konu haline gelmektedir. Psyllidler tarımsal ürünlerden narenciye, zeytin, armut, patates ve domates gibi sebze ve meyvelere zarar vermektedirler. Bu zararlar neticesinde ürün kayıpları ve ekonomik zararlar meydana gelmektedir. Psyllidlerin meydana getirdiği bu zararları azaltmak ve önlemek için çeşitli mücadele yöntemleri kullanılmaktadır. Kültürel, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri ve entegre zararlı yönetimi IPM (Integrated Pest Management) bu yöntemlerden bazılarıdır. Entegre zararlı yönetimi zararlılarla mücadelede, tüm mücadele yöntemlerinin bir arada kullanılarak yapıldığı mücadele şeklidir ve bu mücadele yönteminin doğru bir şekilde uygulanması ile bu familya türlerinin zararlarının önemli derecede azalacağı düşünülmektedir. Bu makalede Psyllidae familyasının ekonomik önemi ve mücadelesi ile ilgili bilgiler verilmektedir. Keywords: Ekonomik önem, Mücadele, Psyllidae, 1 Giriş Psyllidae (Hemiptera, Psylloidea), son derece özelleşmiş ve bitki özünden beslenen Sternorryncha'nın küçük bir grubunu (~ 3800 tür) oluşturmaktadır. Psyllidler geleneksel sınıflandırmada tek bir familya olarak kabul edilmişlerdir ancak son sınıflandırmalar, grubun toplam yedi familyaya bölündüğünü göstermektedir. Mevcut tanımlamalar hala Psyllidae familyasının içerisinde 70'den fazla cins bulunduğunu göstermektedir [1]. Psyllidler 2-4 mm boylarında olup güçlü sıçrayıcı bacağa ve uzun antenlere sahiptirler. Üstten bakıldığında başın ön kenarının düz olması, kanatlarındaki uzunluğuna damarların azlığı ve anten yapılarının çok farklı ya-pılara sahip olmasından dolayı kolaylıkla tanınabilmektedirler [2]. Psyllidlerin yumurtaları uzunca oval olup genellikle kaidede kısa bir sap bulunmaktadır. Bu sap bitki dokuları içine yerleştirilmektedir. Bitki dokusunda bulunan su, bu sap vasıtasıyla yumurta içine gelmekte ve embriyonun gelişmesine yardım etmektedir. Psyllid nimfleri çok karakteristiktir. Nimfler yassı, oval veya uzunca vücutludur. Ayrıca bariz şekilde kanat çıkıntılarına sahiptirler, üzerleri tüylü, çıplak veya mumsu bir madde ile örtülmüştür [3]. Psyllid nimfleri kuraklığa karşı çok duyarlıdırlar. Özellikle yüksek sıcaklık dereceleri bunların popülasyon yoğunluklarını ayarlamada önemli rol oynamaktadır. Nimf dönemlerinde çok defa koloniler, halinde yaşamaktadırlar. Psyllidlerin hemen hepsi beş nimf dönemi geçirdikten sonra ergin hale geçerler. Psyllidlerin 5.nimf döneminde erkek ve dişiler morfolojik olarak ayrılabilirler. Bütün psyllidler yumurta ve nimf dönemi geçirmekte ve eşeyli olarak çoğalmaktadırlar Yeni çıkan ergin, genellikle beş gün içinde yumurtlamaya başlarlar. Bununla beraber kışı geçiren erginlerde yumurtalıkların gelişmesi uzun sürmektedir. [4]. Psyllidler genellikle kışı yumurta halinde geçirmektedirler. Ancak bazı türler kışı ergin halde de geçirebilmektedir. Kışı ergin halde geçiren türlerin, kış formları morfolojik olarak yaz formlarından oldukça farklı olmaktadır. Sıcaklıklar ve konukçu bitkiler uygun olduğu zaman psyllidler ilkbaharda bol olarak bulunmaktadır. Çoğu psyllid türünün, sıcak havalarda yumurtadan ergine gelişimini tamamlamak için yalnızca birkaç haftaya ihtiyacı bulunmaktadır. Serin havalarda gelişme ve üreme durur ya da çok yavaşlar ve bazı türlerde sıcak hava popülasyonu baskılayabilmektedir [5].Psyllid erginleri çiftleştikten yaklaşık 2-5 gün sonra başta yaprakların üst yüzeyi olmak üzere, alt yüzeyine ve sürgünlerdeki uç yapraklara yumurtalarını birkaç tane veya çoklu gruplar halinde bırakmaya başlamaktadırlar. 2 Psyllidae Familyasının Zararı ve Ekonomik Önemi Psyllidler, dünya çapındaki tarımsal ve ormancılık ürünlerinin önemli zararlıları olarak bilinmektedir. Bu böcekler doğrudan beslenme yoluyla veya vektörlük ettikleri bitki patojenleri tarafından bitkilerin zarar görmesine neden olabilmektedirler [6]. Psyllid vasıtasıyla bulaşan bakteriyel hastalıklar çok yıllık ve yıllık bitkilerde giderek önem kazanmaktadır. Bunun yanı sıra Psyllidler meyve bahçelerinde de önemli zararlara neden olmaktadır. Ağaçlara, yapraklara ve meyvelere çeşitli şekillerde zarar vermektedirler. Meydana gelen hastalıklar ve zararlar bir bitkinin herhangi bir organında veya herhangi bir gelişme döneminde etkili olabilmekte, verimi düşürmekte ve bazı bitkilerin niteliğini olumsuz yönde etkilemektedir [7]. Psyllid nimflerinin beslenirken çıkardığı tatlımsı madde yapraklara yayılmakta, buradan ağacın meyve ve diğer kısımlarına nüfuz etmektedir. Tatlımsı madde üzerinde gelişen sekonder funguslardan dol ayı ağaçlar siyah-kurumsu bir hal almaktadır. Bu duruma fumajin veya karaballık denilmektedir [8]. Bir bölge de yüksek psyllid topluluklarının olması bitki büyümesinin azalmasına, yapısının bozulmasına, renk değişikliğine ve hatta ölmesine neden olmaktadır [9]. Psyllidlerin çoğu türünde en zararlıl dönem olarak nimf dönemleri gösterilmektedir. Nimf dönemindeki Psyllidler konukçudan uzaklaştırılırsa, meydana getirdikleri hastalıkların ilerlemesinde duraksama görülmektedir. Bitki başına üç ya da dört nimf zarar oluşturabilmekte ancak daha şiddetli zararlar için daha fazla nimf gerekmektedir. Psyllidlerin nimfleri ve erginleri, bitki öz suyunu emerek beslenmekte ve bu şekilde de bitkiye zarar vermektedirler [7]. Çeşitli Psyllid türleri, narenciye, zeytin, armut, patates ve domates gibi sebze ve meyvelere zarar vermektedirler. Her psyllid türü yalnızca bir bitki türünden veya yakından ilişkili bitki grubundan beslenmektedir. Çoğu türün zararlı bitki suları ile beslenmesi sebebiyle tarım zararlıları olarak görülmektedirler. Bazıları ise viral hastalıkları