Erzurum Yöresi Ayçiçeği Tarlalarında Görülen Yabancı Otlar, Yoğunlukları,
Rastlama Sıklıkları ve Topluluk Oluşturma Durumları Üzerinde Araştırmalar
Hüseyin ZENGİN
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, 25240 Erzurum-TÜRKİYE
Geliş Tarihi: 13.05.1996
Tr. J. of Agriculture and Forestry
23 (1999) 39-44
© TÜBİTAK
39
Özet: Erzurum iline bağlı Pasinler ve Köprüköy ilçelerinde yürütülen bu çalışmada, ayçiçeği tarlalarında bulunan yabancıotlar,
yoğunlukları, yaygınlık oranları ve topluluk oluşturma durumları saptanmıştır. Pasinler ilçesinde 27 familyaya bağlı 67, Köprüköy
ilçesinde ise 23 familyaya ait 60 yabancıot türü belirlenmiştir.
Her iki ilçede de Sinapis arvensis çok yoğun olarak saptanmıştır. Pasinler’de Convolvulus arvensis, S. arvensis ve Cirsium arvense
sırasıyla en yaygın bulunurken, Köprüköy’de sırasıyla S. arvensis, C. arvensis, Chenopodium album ve C. arvense en yaygın türler
olarak saptanmıştır. Pasinler’de topluluğun esas üyesini C. arvensis, Köprüköy’de ise S. arvensis oluşturmaktadır.
Studies on the species, density, frequency and sociability of sunflower weeds in Erzurum
Abstract: This study was carried out in order to determine the species, density, frequency and sociability of weeds in sunflower in
Pasinler and Köprüköy districts of Erzurum in 1990 and 1995.
In the study, 85 different weed species belonging to 27 families were identified with a density of 65.57 weeds per square meter on
average. The number of species recorded in Pasinler and Köprüköy was 67 and 60 with a density of 63.35 and 67.78 weeds per
meter square respectively. Sinapis arvensis was a predominant species in both areas. The most common species in Pasinler were
Convolvulus arvensis, S. arvensis, Cirsium arvense whereas S. arvensis, C. arvensis, Chenopodium album, C. arvense were prevalent
in Köprüköy. The main weed species forming sociability with others was C. arvensis and S. arvensis in Pasinler and Köprüköy
respectively.
Giriş
Ayçiçeği, yağ bitkileri arasında nitelik ve nicelik
bakımından önemli ve ekonomik bir yeri olması yanında
ekim nöbetinde de değerli bir çapa bitkisidir. Ayçiçeği
kabuksuz % 50 civarında yağ ihtiva etmesi, yağı
çıkarıldıktan sonra geri kalanının küspe, sap ve tabla
artıklarının yakacak maddesi olarak değerlendirilmesi gibi
kullanım alanına sahip bulunmaktadır (1). Gerek besin
maddesi ve gerekse sanayinin ham maddesi olarak
değerlendirilen ayçiçeğinin bugün için istenilen ölçüde
üretiminin yapıldığı söylenemez. 1993 istatistiklerine
göre ülkemizde 597 000 bin hektar ekiliş alanına karşılık
815 000 ton ürün ve hektara 1 367 kg verim elde
edilmiştir. Kuzey Doğu Bölgesinde aynı yıl 2 402 hektar
ekim alanından 3 491 ton ürün ve hektara 1 453 kg
verim alınmış, Erzurum’da ise 2 299 hektar ayçiçeği ekim
alanından 3 357 ton ürün ve hektara 1 460 kg verim elde
edilmiştir (2).
Ayçiçeğinde çeşitli hastalık ve zararlıların yanında,
yabancıotlardan dolayı da önemli ürün kayıpları meydana
gelmektedir. Ülkemiz ayçiçeği tarlalarında Amaranthus
retroflexus, Amaranthus viridis, Anagallis arvensis,
Anagallis coerulea, Atriplex sp., Chenopodium album,
Datura stromonium, Heliotropium europaeum,
Heliotropium purpureum, Lactuca scariola,
Lithospermum sp., Mercurialis annua, Polygonum
convolvulus, Portulaca oleracea, Ranunculus spp.,
Raphanus raphanistrum, Rapistrum sp., Senecio vulgaris,
Sinapis arvensis, Solanum dulcamara, Solanum nigrum,
Tribulus terrestris, Alopecurus sp., Setaria sp., Cirsium
arvense, Convolvulus arvensis, Equisetum spp.,
Euphorbia spp., Lepidium draba, Cynodon dactylon,
Cyperus spp., Phragmites sp., ve Sorghum halepense
yabancıotlarının bulunduğu bildirilmektedir (3).
Yabancıotlarla iyi ve başarılı bir mücadele
yapabilmenin ilk şartı, ayçiçeği ekim alanlarındaki
yabancıotların ve bunların yoğunluklarının belirlenmesidir.
Ayçiçeği tarlalarında sorun oluşturan yabancıotların
birbiriyle oluşturdukları bitki topluluklarının saptanması
mücadelelerinde yardımcı olmaktadır. Nitekim, topluluk
oluşturan yabancıotların herhangi bir üyesinin tarlada
bulunması, diğerlerinin de varlığını ifade etmekte ve bu
topluluğa göre mücadele programları düzenlenmektedir