Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / The Journal of International Social Research Cilt: 12 Sayı: 62 Yıl: 2019 www.sosyalarastirmalar.com Volume: 12 Issue: 62 Year: 2019 Issn: 1307-9581 http://dx.doi.org/10.17719/jisr.2019.3087 HOLOKOST KURBANI İLE ÖZDEŞLEYİM; KIEFER’İN CELAN’A ADADIĞI RESİM VE HEYKELLERİ THE EMPATHY WITH THE HOLOCAUST VICTIM; THE PAINTINGS AND SCULPTURES THAT KIEFER DEVOTED TO CELAN Sait TOPRAK Öz Almanya, Nazilerin iktidara gelmesiyle çok farklı bir siyasal ve kültürel yapılanmaya doğru evrilmiştir. Bu dönemde, toplumsal yapının yeniden biçimlenmesinde kaçınılmaz olarak “öteki”nin yok edilmesi üzerine gelişen bir düşünce yapısı ortaya çıkmıştır. Almanya’da ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşayan Yahudiler, Nazilerin zulmünden en çok etkilenen topluluk olmuştur. Nazi iktidarı döneminde yapılan birçok kıyım, savaş sonrası yeni kuşak Alman toplumunun büyük bir kesimi tarafından bilinmemekteydi. Ancak toplumdan gizlenen ve bellekten silinmeye çalışılan tarihsel olaylar er ya da geç açığa çıkacaktı. Yeni Alman kuşağı içerisinde öne çıkan sanatçılar kendi toplumlarıyla hesaplaşmaya/yüzleşmeye başlamış ve bu yönde farklı tarz ve içerikte eylemler, etkinlikler gerçekleştirmiştir. Bu uyanış sürecinde kendi geçmiş tarihsel bağlarını irdelemeye çalışan kişilerin başında sanatçılar gelmektedir. Joseph Beuys ile başlayan bu kalkışma ile birlikte uyanış, farklı sanatçıların üretimlerine yansımıştır. Bu yüzleşme hareketi sürecinin en önemli sanatçılarından olan Anselm Kiefer, neredeyse bütün sanatsal üretimini bu minvalde gerçekleştirmiş ve her defasında geliştirdiği düşünüş, imgelem ve biçimselliğini bu içerik ve izlek üzerinden çeşitlendirerek/çoğaltarak devam ettirmiştir. Bu çalışmada, Anselm Kiefer’in Nazi Almanya’sında yaşayan Yahudi asıllı Rumen şair Paul Celan’ın şiirsel imgelerinin içeriğinden hareketle oluşturduğu görsel imgeler ve bunun üzerinden şaire ithaf ettiği kar ve kış manzarası resimleri ve heykelleri, öyküsel ve biçimsel yönden incelenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda, şiir sanatı ile plastik sanatlar arasındaki bağlantı ve etkileşim irdelenmiş ve bu iki farklı sanatsal yaratım pratiği arasında ortaya çıkan sonuçlara odaklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Anselm Kiefer, Paul Celan, Holokost, Resim, Şiir. Abstract Germany has evolved towards a very different political and cultural structure after the Nazis came to power. In this period, in the process of restructuring of the social structure, the mentality, that is developed over the inevitable destruction of 'the other', has emerged. Jews living in Germany and other European countries have become the most affected group by the Nazi persecution. Many massacres during the Nazi rule were not known to a large part of the new generations of German society after the war. However, the historical events that were hidden from society and tried to be erased from memory would eventually be revealed. In the new German generation, the prominent artists started to confront and deal with their own societies and carried out activities in different styles and content in this direction. In this awakening process, artists are among those who try to examine their own historical ties. The insurrection, which began with Joseph Beuys, together with the awakening was reflected in the production of different artists. Anselm Kiefer, one of the most important artists of this process of confrontation, performed almost all artistic productions in this way and continued to multiply and diversify the thought, imagination and formality that he developed each time through this content and path. In this study, visual images created by Anselm Kiefer from the contents of the poetic images of Romanian poet Paul Celan, who was Jew and lived in Nazi Germany, and the photographs and sculptures of snow and winter landscapes, which Kiefer dedicated to the poet, were analyzed in a narrative and formal way. At the same time, the connection and interaction between the art of poetry and the plastic arts have been examined and the results of these two different artistic creation practices have been focused on. Keywords: Anselm Kiefer, Paul Celan, Holocaust, Painting, Poetry. Giriş “Man muss noch Chaos in sich haben, um einen tanzenden Stern gebären zu können.” Nietzsche 1 Holokost 2 sürecindeki toplama ve ölüm kamplarında akılalmaz acılardan, insanlık dışı durumlardan sonra yaşamın normalleşmesi, kültür, edebiyat ve sanatın yani yaşamın kendisinin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesi Adorno’nun kabul edebileceği bir durum değildi. 1940’larda Avrupa’nın merkezinde yaşanılan insanlık dramının, tarihte benzeri görülmemiş zulmün belleklerden silinmesine, unutulmasına, üzerinin örtülmesine karşı çıkıyor, geçmişin yok sayılmasının, inkârının veya unutulmasının, kurbanların anısına en Dr. Öğr. Üyesi, Kafkas Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü. 1 Dans eden bir yıldız doğurabilmek için hâlâ kaos olmalı insanın içinde.(Nietzsche, Friedrich (2016). Böyle Söyledi Zerdüşt. (Çev. Mustafa Tüzel), İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.). 2 Holokost, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi’nin yönettiği Nazi Almanyası döneminde, işgal edilen sınırlar içerisindeki yaklaşık altı milyon Yahudinin sistemli bir şekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir (Özoğlu, 2015).