148 TEKSTİL ve KONFEKSİYON 3/2007 EKO-TEKS ve AB ÇEVRE ETİKETİ ECO-TEX AND EU ECO LABEL Yrd. Doç. Dr. Esen ÖZDOĞAN Ege Ü. Tekstil Mühendisliği Bölümü Ar. Gör. Aslı KORKMAZ Ege Ü. Tekstil Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Necdet SEVENTEKİN Ege Ü. Tekstil Mühendisliği Bölümü ÖZET Tekstil ve hazır giyim sanayi, globalleşmeyi izleyen değişiklikler ve hızla gelişen Asya pazarı rekabeti ile karşı karşıyadır. Dünyada artan sağlık ve çevre bilinci ile birlikte, ürünlerin sağlık ve çevre açısından güvenilir olduğunun dürüst bir etiketle kanıtlanması, müşteri gözünde bir faklılık yaratmaktadır. Avrupa Çevre Etiketi, tüm Avrupa’da, bağımsız bir organizasyon tarafından gerçekleştirilmekte olup, müşterilerin beklentilerini karşılayacak özelliklere sahiptir. Anahtar Kelimeler: Ekotex, Ekotex 100, 1000, AB çevre etiketi ABSTRACT The textile and clothing industry is facing new challenges following globalization of the world economy and competition of fast- growing Asian markets. In an increasingly health and environmental-conscious world, a product that is able to prove that it is better for the environment and health by a trustworthy label can help you to make a difference in the eyes of customers. The European eco label, which is the only sign of environmental quality both ceritified by an independent organisation and valid throughout Europe, presents a unique opportunity to satisfy your customers’ expectations. Key Words: Ecotex, Ecotex 100, 1000, EU eco label GİRİŞ Tekstil ve konfeksiyon sanayii üretim ve işgücü açısından dünyadaki en büyük ve en önemli endüstrilerden bir tanesini oluşturmaktadır. Bu sektör sa- dece 7 milyar insanın ikinci derisi olan giysileri değil aynı zamanda insanların üçüncü derisi olan evlerine de oldukça büyük katkıda bulunmakla birlikte tek- nik tekstiller olarak da çok değişik çe- şitlilikte ürünler ortaya koymaktadır. Bugünkü tahminler dünya nüfusunun her 35 yılda bir yaklaşık 2 katına çıka- cağı şeklindedir. Bu, tekstil ürünleri için artan ihtiyacın göstergesidir. Aşırı nüfus- tan kaynaklanan artan talebi karşıla- mak son derece zor olacaktır. Tekstil kullanımını diğer çevresel endişeler de etkileyecektir. Çünkü nüfus ve tüketim artarken kaynak ve kirlilik oluşumu da önemli ölçüde artmaktadır. Dünyamız, istenilen taleplerin üstesinden gelmek- te zorlanmaktadır. Sadece tekstil değil tüm endüstriler, insanların tüketim hırsının sonucu olarak artan yükünün sorumluluğunu paylaşmak zorunda kalacaktır (6). Tekstillerin üretim ve kullanımının diğer sektörlerden daha zararlı olma- dığı ancak dünyamıza çeşitli etkilerin de olduğu ve bunların da göz önüne alınması gerektiği akıllardan çıkarıl- mamalıdır. Son yıllarda daha belirgin olarak hissedilen küresel iklim değişik- leri, ozon deliği, asit yağmurları, toksik kimyasal maddeler ve zararlı artıklar, hava ve su kirliliği gibi çevre problem- lerinin oluşumuna her sanayi dalı gibi tekstil sanayi de az veya çok katkıda bulunmaktadır. Tekstil sanayi yüksek su tüketiminin yanı sıra aynı zamanda çok çeşitli kimyasal kullanımına ve çeşitli atıklara sahip bir sanayi dalıdır. Sıvı ve katı atıklar hava emisyonuna neden olmak- ta ve katı atıklar çevreyi çeşitli şekiller- de etkilemektedir. Atılan bazı kimya- sallar doğada toksik etkiler gösterebil- mektedir. Bazı atıkların sulu ortama atılması, suda olabilecek toksite nede- niyle çözünmüş oksijenin azalmasına neden olabilmekte ve suda yaşayan canlılar ve daha sonra bu suyu kulla- nan kişiler için tehdit unsuru olacaktır. 80’lerin sonu ve 90’ların başında bazı tekstiller, boyarmaddeler ve bitim işle- mi maddeleri sağlığa zararlı maddeler olarak gösterilmiştir. Medya bu trende özellikle tekstil ürünlerindeki zararlı maddeler ve sağlık başlıkları arasın- daki bağlantı ile arttırırken tüketiciler “Gardroplarınızdaki zehir” gibi slogan- larla karşı karşıya kalmıştır. Medyanın bu tür kaygı yaratıcı yayınları ve insan- ların gittikçe artan bilgi talebi üzerine çevre dostu tekstiller önerilmeye baş- lamıştır. Sonuç olarak, çevre dostu tekstil ürünlerine olan talep hızla art- mıştır. Halen tekstil kimyasalları, çevresel koruma ve bitim işlemlerindeki geliş- melerle ilgili olarak endişeler mevcuttur ve birçokları tarafından kirlilik kontrolü- nün geleceğinde çözüm olarak eko- etiketi kullanımı öngörülmektedir (1,10). Türkiye’nin ihracatında en önemli pa- zar durumunda olan Avrupa Birliği ülkelerinde gittikçe güçlenen çevre duyarlılığının bir sonucu olarak, çevre ve sağlık açısından zararsız ürünlerin üretimi önem kazanmıştır. Bu amaçla