DERLEME DOI: 10.17681/hsp.359196 259 Kanserli Hastalarda Tat Alma Değişikliğine Yaklaşım Approach to Taste Alteration in Patients with Cancer Elif BİLSİN a , Hatice BAL YILMAZ b ÖZ Tat alma değişikliği kanserli hastalarda görülen en yaygın ve önemli sorunlardan bir tanesidir. Hastalar tat alma değişimini ağızda metalik, acı ya da kötü bir tat, hassasiyet, tatlıya karşı duyarsızlık ve acıya intolerans olarak tanımlamıştır. Kanserli hastalarda tat alma değişikliğinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kanser tedavisi fizyolojik ve psikolojik nedenlerle tat almayı etkilemektedir. Kanserli hastalarda tat alma değişikliği sonucunda iştah kaybı, bazı yiyeceklerden hoşlanmama, yiyecek tercihinde değişme, yetersiz beslenme, yetersiz enerji alımı, kilo kaybı, malnutrisyon, kötü prognoz, yaşam kalitesinde azalma, stres, depresyon, ağız kuruluğu, hastanede kalma süresinin uzaması, koku almada bozukluk, immün sistemde bozulma ve tedaviye uyumda bozulma gelişmektedir. Tat alma değişikliğini değerlendirmek ve tedavi etmek zordur. Tat alma değişikliğini tanımlamak, sınıflandırmak ve bu sorunları yönetmek için kanıta dayalı destekleyici stratejilerde yetersizlik olduğu ve profilaktik tedavilerin başarılı olmadığı belirlenmiştir Bu nedenle kanserli hastaların bakım ve tedavisinde tat alma değişikliği yönetimi bir sorun olmaya devam etmektedir. Anahtar kelimeler: Kanser, tat alma değişikliği, hemşirelik ABSTRACT Taste alteration is one of the most common and important problems in patients with cancer. Some patients were defined taste alteration as metallic, bitter or bad taste in the mouth, sensitivity, insensitivity to sweet taste and bitter taste intolerance. The etiologies of taste alteration are not fully known in patients with cancer. Cancer treatment is influenced taste alteration by physiological and psychological causes. In patients with cancer, loss of appetite, dislike of some foods, change in food preferences, inadequate feeding, inadequate energy intake, weight loss, malnutrition, poor prognosis, reduced quality of life, stress, depression, dryness of the mouth, prolonged hospital stay, impaired smell, deterioration of the immune system and reduction compliance to treatment regimen develops as a result of taste alteration. Taste alteration are difficult to measure and treat. It has been determined that there is a lack of supportive strategies based on evidence taste alteration to describe, classify and manage these problems. It has been determined that prophylactic treatments are not successful. For this reason, the management of taste alteration remains a problem in care and treatment of patients with cancer. Keywords: Cancer, taste alteration, nurse Giriş Tat alma değişikliği kanserli hastalarda görülen en yaygın ve önemli sorunlardan bir tanesidir (14 ). Hastalar tat alma değişimini ağızda metalik, acı (1,3,57) ya da kötü bir tat (8), hassasiyet, tatlıya karşı duyarsızlık ve acıya intolerans olarak tanım- lamıştır (1-3). Kimyasal-duyusal sistemin karmaşıklığı nedeniyle tat alma bozukluklarının gerçek sıklığını değerlendirmek güçtür (9). Tat alma değişiklik- lerinin prevalansı tümör tipine ve kemoterapi protokollerine göre değişmektedir (5,10). Yapılan çalışmalarda yetişkin onkoloji hastalarında %20-80 oranında (2,4,6,1020), çocuk onkolojide ise Geliş Tarihi/Received 29-11-2017/ Kabul Tarihi/Accepted:17-01-2018 a Gaziantep Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Gaziantep, e-e-mail: elifbilsin-86@hotmail.com, b Ege Üniversitesi, Hemşirelik Fakültesi, İzmir, e-mail: haticebalyilmaz@gmail.com Sorumlu yazar /Correspondence: Elif BİLSİN e-mail: elifbilsin-86@hotmail.com, *Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi %16.5-84 oranında tat alma değişikliği (2124) olduğu bildirilmiştir. Kadınlarda (19,25) ve daha genç hastalarda (19) tat alma değişikliğinin daha fazla olduğu bildirilmiştir. Yapılan çalışmalarda kanser hastalarında (tatlı, tuzlu, ekşi ve acı) dört temel tatta değişiklik bildirilmiştir. Kemoterapiye bağlı tatlı, tuzlu, acı ve ekşi tadın yoğunluğunda bireysel farklılıklar olduğu bildirilmiştir. Örneğin bazı hastalar şekerli tadı daha yoğun hissederken bazıları ise daha az hissetmektedir (8,11,18,2527). Ancak en yaygın olarak acı ve tatlı tadı tanımada bozulma olduğu bildirilmiştir (18). HSP 2018;5 (2):259-266