İSTANBUL KASİDESİ’YLE SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE ŞİİRLERİNİ MEKÂN ÜZERİNDEN TASAVVUR ETMEK To Envision “İstanbul Kasidesi” and “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” Poems Through Space Seyfettin DEMİR Doktora Öğrencisi, Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı ABD, seyfettindemir73@hotmail.com, orcid.org/0000-0001-8299-7841 Araştırma Makalesi/Research Article Makale Bilgisi Geliş/Received: 14.07.2021 Kabul/Accepted: 22.08.2021 DOI: 10.51592/kulliyat.971724 Anahtar Kelimeler Şiir, mekân, İstanbul, Nedîm, Sezai Karakoç. ÖZ Kişinin karakteristik olarak şekillenmesinde mekân önemli işleve sahiptir. Bireyin dünya görüşü, hayata bakışı, sanat anlayışı mekâna yansıdığı gibi mekân da insan üzerinde doğrudan etkilidir. Türk şiirinde şiir-mekân ilişkisi fazla irdelenmemekle beraber Divan edebiyatında daha çok soyut ve hayali bir mekânın fon olarak kullanıldığı görülür. Bu Divan şiirinin zihniyetiyle ilgilidir. Zira Divan şiirinde minyatüri bir anlatım esastır. Nedîm, İstanbul’u mekân olarak şiirlerinde sıklıkla işleyen önemli şairlerdendir. Genel anlamda Divan edebiyatının klişeleşen yapısına bağlı kalıp alışılagelen anlayışın dışına çıkarak Divan şiirinde yenilikler yapmıştır. Nedîm’in şiirlerinde mekân soyut ve hayali olmaktan ziyade somut ve gerçekçidir. Onun şiirlerine mekân tüm detaylarıyla yansır. Nedîm sadece İstanbul’un doğal güzelliklerini ve eğlence merkezlerini resmetmez. Osmanlı Devletinin kültür ve medeniyet alanında eriştiği seviye hakkında da bizlere bilgi verir. Bu vasıflarından dolayı Lale Devri ve İstanbul şairi olarak anılır. Yeni Türk edebiyatında ise mekân-şiir ilişkisi daha tabii, elle tutulur somut bir hal alır. Dönem şairlerinden Sezai Karakoç’un şiirlerinde İstanbul, sembolik bir anlam ifade eder. Karakoç’un şiirlerinde mekân merkezden çevreye doğru gittikçe genişlemektedir. Şair, Nedîm’e nazaran daha geniş bir mekân tasavvur eder. Nedîm, mekân tasvirleriyle bizi Lale Devri’ne götürürken Karakoç, diriliş düşüncesi ekseninde merkeze İstanbul’u alarak tarihin derinliklerinden, bilhassa İslam tarihinden esinlenip medeniyet anlayışını ‘sürgün’ kavramı üzerinden anlatmaya çalışır. Bu çalışmada mekân-şair ilişkisi Nedîm ile Sezai Karakoç örneklemi üzerinden anlatılmıştır. Keywords Şiir, mekân, İstanbul, Nedîm, Sezai Karakoç. ABSTRACT The place has a vital function in shaping a person's characteristics. As the individual's worldview, view of life, and artistic perspective are reflected, the place is also directly effective on people. Although the relationship between poetry and place in Turkish poetry is not examined much, it is seen that an abstract and imaginary place is more used as a background in Divan literature, which is related to the mentality of Divan poetry. It is because a miniature expression is essential in Divan poetry. Nedîm is one of the essential poets who frequently use Istanbul as a place in his poems. In general, he kept to the stereotypical structure of Divan literature and went beyond the usual understanding and made innovations in Divan poetry. Place in Nedîm's poems is concrete and realistic rather than abstract and imaginary. The place is reflected in all its details in his poems. Nedîm does not only depict the natural beauties and entertainment centers of Istanbul. He also informs us about the level reached by the Ottoman State in culture and civilization. Because of these qualities, he is known as the poet of the Tulip Era and Istanbul. In the new Turkish literature, the relationship between place and poetry becomes more natural and tangible. In Sezai Karakoç's poems, Istanbul has a symbolic meaning. The place is gradually expanding from the center to the periphery in Karakoç's poems. The poet envisions a more prominent place than Nedîm. While Nedîm takes us to the Tulip Era with his depictions of places, Karakoç tries to explain the understanding of civilization through the concept of "exile," inspired by the depths of history, especially Islamic history, by