Atıf Dizinlerinin Değişen Yapısı Umut Al ve İrem Soydal Hacettepe Üniversitesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, Ankara umutal@hacettepe.edu.tr ; soydal@hacettepe.edu.tr Atıf dizinleri ve bu dizinleri temel alarak ortaya konan uygulamalar akademik dünya tarafından yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Söz konusu tartışmalarda kimi zaman atıf dizinlerinin kullanım amacı ve bu dizinlerle ilgili gelişmelerin gözardı edildiği görülmektedir. Bu çalışmada atıf dizinlerinin sahibi olan Thomson Reuters’in izlemiş olduğu genişleme politikasının kısa dönem etkileri üzerinde durulmakta ve gelecekte Türkiye’de atıf dizinlerini baz alarak yapılacak değerlendirmelerde dikkat edilmesi gereken konulara yer verilmektedir. Tarihsel olarak bakıldığında, atıf dizinleme (citation indexing) kavramının ortaya çıkış tarihi atıf dizinlemenin ilk örneği olan Shepard’s Citations isimli kaynağın yayımlandığı 1873 yılıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuk alanında kullanılan Shepard’s Citations ile avukatlar kendi davalarıyla ilgili olarak geçmişteki benzer davalardaki alınan kararları karşılaştırabilme olanağına sahip olmuşlardır [1, 2]. Atıf dizinlemenin dergi kullanımı, sık kullanılan kaynakların yönetimi, tarihsel ve sosyolojik araştırmaların yapılması ve literatür artışıyla ilgili bilgilere erişmek için bir araç olarak kullanılabileceğini fark eden Eugene Garfield, günümüzün popüler kaynakları olan Science Citation Index, Social Sciences Citation Index ve Arts and Humanities Citation Index’i Institute for Scientific Information bünyesinde yayımlamaya başlamıştır [3, 4]. Günümüzde büyük bir ticari şirket olan Thomson Reuters altında birer ürün haline gelen atıf dizinleri birçok farklı amaca yönelik olarak kullanılmaktadır. Yayımlanmaya başladığı ilk yıllarda bu dizinler herhangi bir konudaki bilgiye erişim amaçlı olarak bir tür veri tabanı şeklinde kullanılırken, daha sonraları performans ölçümüne yönelik bir otorite kaynak haline dönüşmüştür. Herhangi bir konuda atıfları izleyerek araştırma yapılan konudaki kaynakları gözden geçirmeye olanak tanıyan özelliğinin yanında, ülkeler, kurumlar, akademik birimler ve kişiler arasında yapılan karşılaştırmalarda da atıf dizinlerinin kullanıldığı görülmektedir. Türkiye’deki uygulamalar incelendiğinde, özellikle akademik çevrelerce atıf dizinlerine oldukça fazla önem verildiği gözlenmektedir. Türkiye’de atıf dizinleri kapsamında yayın yapmak çeşitli şekillerde teşvik edilmektedir. Akademik yükselmelerde bu dizinlerdeki yayınlara yüksek puanlar verilmesi ya da başvuru koşulu haline getirilmesi, bu dizinlerde belli sayıda atıf almış kişilere yurt dışındaki toplantılara katılım desteği sağlanması, Uluslararası Bilimsel Yayınları Teşvik Programı (UBYTP) kapsamında para verilmesi ilk akla gelen teşvik şekilleridir. Söz konusu teşvikler başka faktörlerle biraraya gelince, Türkiye’nin atıf dizinleri kapsamındaki bilimsel yayın üretimi birçok ülkeninkinden daha hızlı bir gelişim göstermiştir [5, 6]. Bu hızlı artışta Thomson Reuters’in almış olduğu genişleme kararını uygulamaya geçirmesi ve bir çok yerel derginin atıf dizinlerine dahil edilmesinin rolü büyüktür. Dergi Sayısındaki Artış İlk bilimsel dergilerin ortaya çıktığı 1600’lü yılların ikinci yarısından bu yana dergi sayısında çok büyük artış olduğu görülmektedir. Dergi sayısındaki artışı örneklemek gerekirse, süreli yayınlarla ilgili en kapsamlı rehber konumundaki Ulrich’s Periodicals Directory ilk yayımlandığı yıl (1932) 6000 süreli yayını içerirken [7], 2010 yılı itibariyle dergi sayısı 300.000’i aşmıştır [8]. Bu bağlamda, aradan geçen yaklaşık 80 yıllık zaman diliminde dergi sayısında 50 katlık bir artış olduğu ortaya çıkmaktadır. Atıf dizinleri de dergi sayısındaki artıştan zaman içerisinde kendine düşen payı almıştır.