_____________________________________________________________________________________ Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 9, Sayı: 122, Kasım 2021, s. 130-147 ISSN: 2148-2489 Doi Number: http://dx.doi.org/10.29228/ASOS.53883 Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date Yayımlanma Tarihi / The Publication Date 18.10.2021 29.11.2021 Doç. Dr. Yavuz ARAT Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mimarlık Bölümü yavuzarat@gmail.com Velican SARI Necmettin Erbakan Üniversitesi v.cansari3@gmail.com ÇOCUKLARIN KONUT İÇERİSİNDE MEKÂN ÖZGÜRLÜĞÜ: ÇOCUK ODASI Öz Çocuk her ne kadar doğduğu andan itibaren mekânla etkileşime geçmekte, hatta bu etkileşim önce duygusal olarak başlamakta sonra fiziksel olarak sağlanmaktadır denilse de, aslında çocuk mekan boşluğunu ilk anne karnından itibaren hissetmekte, dolayısıyla fetüs evresinde bile bulunduğu boşlukla iletişime geçmektedir. Doğumundan sonra da dış dünya ile sınırlı bir etkileşime girmekte birlikte çocuk, hareket kabiliyetinin sınırları geliştikçe mekanla daha çok etkileşime geçerek, bulunduğu mekanın aktif kullanıcı olmaktadır. Genelde çocuğun ilk tanıdığı, tanımlamaya çalıştığı ve etkileşime geçtiği mekân, her ne kadar farklı mekanlarda da büyüyen çocuklar da olsa da, ailesiyle birlikte yaşadığı evi olarak söylenilebilinir. Özellikle günümüz kentleşme şartlarında ve küresel salgın kapsamında kapalı mekanlarda bulunma zorunlu hale gelmekte olduğu düşünüldüğünde, çocuk vaktinin birçoğunu kapalı mekanlarda geçirmektedir. Yapılı çevrenin de günümüz koşullarında hızla artması, doğal çevreyi tanıyamayan çocukların yetişmesine neden olmakta, çocuk kentlerde kapalı mekanlar ya da konutlardan başka bir mekânla tanışamamaktadır. Bahçe kültüründe yetişen çocuklardan, site ya da tek blokluk apartmanların yoğunlaştığı mekanlarda yetişen çocuklara geçişte yaşanılan bu problem, apartman konutlarında çocukların kendilerine yönelik mekan tanımlanmasına neden olmuş; çocukların oyun, çalışma