Nüfusbilim Dergisi\Turkish Journal of Population Studies, 2006-07, 28-29, 47-60 47 TÜRKİYE İÇİN HAYAT TABLOLARININ SENTETİK YETİMLİK TEKNİĞİ İLE OLUŞTURULMASI Mehmet Ali ERYURT * İsmet KOÇ ** Bu çalışma Yetimlik Tekniğini kullanarak Türkiye’de yetişkin ölümlülüğünün düzeyini ve örüntüsünü saptamayı ve erkekler ve kadınlar için hayat tablolarını oluşturmayı amaçlamaktadır. Bunun yanısıra bu alanda Türkçe literatürün mevcut olmamasından dolayı tekniği tanıtan Türkçe bir kaynak oluşturmakta çalışmanın amaçları arasındadır. Çalışmada 1998-2003 dönemi için kadın ve erkek hayat tabloları Zlotnik ve Hill (1981) tarafından geliştirilen sentetik yetimlik tekniğinin 1998 ve 2003 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması veri setlerine uygulanması ile oluşturulmuştur. Oluşturulan hayat tablolarından elde edilen yaşa göre hayatta kalma eğrileri “U” şeklinde değil “J” şeklinde bir yapıya sahiptir. Bu yapı Türkiye’deki ölümlülük yapısının gelişmiş ülkelerin ölümlülük yapısına benzer özellikler taşıdığına işaret etmektedir. Bu çalışma kapsamında 2001 yılı ortası için üretilen hayat tablolarında doğumda yaşam beklentisi kadınlar için 72 yıl; erkekler için ise 70 yıl olarak bulunmuştur. Sonuçlar yaklaşık olarak aynı dönem için oluşturulan diğer hayat tablosu çalışmaları ile genel olarak tutarlıdır. Türkiye’de hayati kayıt sisteminden gelen bilginin güvenilir olmaması nedeniyle doğrudan yaşa özel ölüm hızlarından yola çıkarak oluşturulan hayat tabloları gerçeği yansıtmamaktadır. Bu çalışma hayati kayıt sisteminin yeterli olmadığı durumlarda bile hayat tablolarının üretilebileceğini ve Yetimlik Tekniği’nin bunun için faydalı bir araç olduğunu göstermiştir. GİRİŞ Çocukluk ile yaşlılık arasındaki dönem olarak tanımlanan yetişkinlik dönemindeki ölüm hızlarının hesaplanması, özellikle ölüm verisinin güvenilir olmadığı ülkelerde, çocukluk dönemi ölüm hızlarının hesaplanmasından daha zordur. Sayım ve özellikle de nüfus araştırmaları 5 yaşından küçük çocukların hayatta kalma durumlarına ve eğer ölmüşlerse ölüm yaşına ilişkin doğru bilgiler toplanmasını sağlarken, bu kaynaklar yetişkin ölümlülüğü için doğru bilgi toplanması için çok uygun değillerdir. Ölümlülüğün yüksek olduğu nüfuslarda bile yetişkin ölümlülüğü çok ileri yaşlar hariç nadir rastlanan bir olaydır. Yetişkin ölümlülüğü nadir rastlanan bir olay olduğu için veri kalitesine ilişkin sorunlardan daha çok etkilenmektedir. Türkiye’de yetişkin ölümlülüğü verisinin esasen hayati kayıt sisteminden gelmesi gerekmektedir. Ancak hayati kayıt sisteminden gelen ölüm verisi hemen hemen tüm yaşlarda eksik bildirimden etkilenmektedir (TÜİK 1997, T.C. Sağlık Bakanlığı ve Başkent Üniversitesi 2005, Koç ve diğerleri 2006). Dolayısıyla hayati kayıt sisteminden gelen ölümlülük verisini kullanarak oluşturulacak hayat tabloları da gerçek ölümlülük düzeyini ve örüntüsünü yansıtmaktan uzak olacaktır. Hayati kayıt sisteminin olmadığı veya Türkiye’deki gibi yetersiz olduğu durumlarda doğrudan veriyi kullanarak yetişkin ölümlülüğü çalışmak mümkün olmadığı için dolaylı yöntemlere başvurmak gerekmektedir. Söz konusu dolaylı yöntemlerde mevcut olan güvenilir bilgilerden yola çıkılarak mevcut olmayan diğer bilgiler elde edilmeye çalışılmaktadır. Ölüm hızlarını hesaplamak için geliştirilen dolaylı yöntemlerin bir bölümü, hayatta olan insanlardan ölen yakın akrabalarına ilişkin bilgi alma ilkesi üzerine bina edilmişlerdir. Ölen * Dr., Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü ** Prof. Dr., Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü