Bakırköy Tıp Dergisi, Cilt 9, Sayı 4, 2013 / Medical Journal of Bakırköy, Volume 9, Number 4, 2013 145 İnceleme / Review ÖZET Karaciğerin parazitik olmayan kistlerine yaklaşım Karaciğerin kistik lezyonları; patogenezleri, klinik özellikleri, tanı yöntemleri ve tedavi gereksinimleri bakımından oldukça heterojen yapıdaki lezyonlardır. Karaciğerin kistik lezyonlarının çoğu selim seyirlidir ve çoğunlukla asemptomatiklerdir. Karaciğer basit kistleri genellikle semptom oluşturmayan soliter ve uniloküler lezyonlardır. Bir diğer grup ise biliyer kistadenomlar olarak sınıflandırılırlar, premalign olduklarından bunların eksize edilmeleri gerekir. Caroli hastalığı segmental safra yollarının multifokal dilatasyonu ile ortaya çıkan konjenital malformasyondur. Karaciğerin bu tip kistik lezyonlarında tanı biraz zor, doğru tanıya göre tedavi seçenekleri tartışmalıdır. Bu yazıda karaciğer kistik lezyonlarına tanı ve tedavi açısından yaklaşımlar tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Karaciğer kistleri, kistadenom, kistadenokarsinom, Caroli hastalığı ABSTRACT Approach to hepatic nonparasitic cysts Hepatic nonparasitic cysts are a group of heterogenous lesions regarding pathogenesis, clinical features, diagnosis and surgical requirements. Most of the cysts are benign abd asymptomatic. Simple cysts are usually solitary adn uniloculated. Another important group of cysts are biliary cystadenomas which are premalignant requiring surgical excision. Caroli’s disease is a congenital malformation characterised by multifocal dilation of segmental bile ducts. Diagnosis of hepatic cystic diseases is challenging regarding treatment modalities. In this article approach to hepatic hydatid disease is discussed. Key words: Hepatic cysts, cystadenoma, cystadenocarcinoma, Caroli’s disease Bakırköy Tıp Dergisi 2013;9:145-151 Karaciğerin Parazitik Olmayan Kistlerine Yaklaşım Metin Kapan 1 , Selin Kapan 2 1 İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Hepatopankreatobiliyer Cerrahi Ünitesi, İstanbul 2 Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul DOI: 10.5350/BTDMJB201309401 GİRİŞ K araciğerin kistik lezyonları; patogenezleri, klinik özel- likleri, tanı yöntemleri ve tedavi gereksinimleri bakı- mından oldukça heterojen yapıdaki lezyonlardır. Karaci- ğerin kistik lezyonlarının çoğu selim seyirlidir ve çoğun- lukla asemptomatiklerdir (1,2). Karaciğer basit kistleri genellikle semptom oluştur- mayan soliter ve uniloküler lezyonlardır. Karaciğerin en sık rastlanılan selim lezyonudur. Nadiren büyük kistler üst abdominal bölgede rahatsızlık ve ele gelen kitle oluş- turabilir. Polikistik karaciğer hastalığında ise karaciğerde yirmiden fazla kist vardır. İki ayrı genetik hastalığa bağlı olarak karşımıza çıkar. Bunlardan biri otozomal dominant polikistik karaciğer, diğeri ise otozomal dominant polikis- tik böbrek hastalığıdır. Ayrımlarının yapılabilmesi için genetik testler yapılabilirse de çoğu kez klinik olarak gerek kalmaz. Aile öyküsü ve böbrek US ile ayrım yapıla- bilir. Bir diğer grup ise biliyer kistadenomlar olarak sınıf- landırılırlar, premalign olduklarından bunların eksize edil- meleri gerekir (1,3,4). Karaciğer kistik lezyonları çok heterojen yapıda olma- larına karşın, hepsinin iki ortak özelliği vardır, bunlardan birincisi, intrahepatik safra yollarının kalıtsal ya da kalıt- sal olmayan konjenital malformasyonlarıdırlar, ikinci ise tümünde ana lezyon mikroskopik ya da makroskopik kisttir. Makroskopik kistler ultrasonografi (US) ve bilgisa- yarlı tomografi (BT) ile kolayca saptanabilirken, mikrosko- Yazışma adresi / Address reprint requests to: Dr. Metin Kapan İÜ Cerrahpaşa, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul Telefon / Phone: +90-212-414-3582 Elektronik posta adresi / E-mail address: kapan@istanbul.edu.tr Geliş tarihi / Date of receipt: 16 Eylül 2013 / September 16, 2013 Kabul tarihi / Date of acceptance: 25 Kasım 2013 / November 25, 2013