iteratürde, defansif tıp uygulamaları yaygın olarak, “Hekimin, hasta-
nın tanı ve tedavisinden ziyade, öncelikle hasta tarafından dava edil-
mekten korunmak için istediği tanısal testler, tedaviler ve
prosedürlerdir.” şeklinde ifade edilmektedir.
1,2
Bir başka tanımla defansif
tıp; “Hekimin ceza veya hukuk davalarıyla karşılaşmamak, tazminat öde-
Turkiye Klinikleri J Health Sci. 2019;4(2):179-88
179
Diş Hekimliğinde Defansif Tıp: Konya Örneği
ÖZET Amaç: Tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada, diş hekimlerinin defansif tıp uygulamalarına yö-
nelik bilgi, tutum ve davranışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, 2016
yılının Ağustos-Eylül tarihleri arasında Konya’da çeşitli kamu kuruluşları ile özel sektörde görev yapan
ve araştırmaya katılmayı kabul eden 229 hekim üzerinde, yüz yüze anket tekniği kullanılarak ger-
çekleştirilmiştir. Diş hekimlerin defansif tıp uygulamalarına yönelik bilgi tutum ve davranışlarını ölç-
mek için araştırmacılar tarafından geliştirilen “Diş Hekimliği Defansif Tıp Uygulamaları Envanteri”
kullanılmıştır. Envanterde toplam 18 soru yer almaktadır. Sorulara verilen yanıtlar “evet-hayır-
kararsızım” şeklinde sıralanmıştır. Toplanan veriler üzerinde tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare test-
leri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda diş hekimlerinden 140 (%61,1)’ı daha önce defansif
tıp kavramını duymadığını, 203 (%88,6)’ü defansif tıp uygulamaları kavramının içeriğini yeterince
bilmediğini, 217 (%94,8)’si hekimlik yaşamı boyunca malpraktis nedeni ile kendisine soruşturma/dava
açılmadığını, 161 (%70,3)’i malpraktis davalarının hekimlik yapma biçimini etkileyeceğini belirtirken,
195 (%85,2)’i malpraktis davalarının sayısında artış olduğuna inandığını ifade etmiştir. Malpraktis da-
vası ile karşılaşmamak için katılımcıların %57,2’si görüntüleme tetkiklerini daha sık kullandığını,
%56,8’i fazladan konsültasyon istediğini, %47,2’si fazladan tetkik istediğini ve %43,7’si riskli hasta-
lardan kaçındığını belirtmiştir. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan diş hekimlerinde de-
fansif tıbba başvurma oranı daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada elden edilen sonuçlar, diş
hekimlerinin önemli oranda pozitif ve negatif tıp uygulamalarına yöneldiğini göstermektedir. Bulgu-
lar literatür ile uyumludur.
Anahtar Kelimeler: Defansif tıp; pozitif defansif tıp; negatif defansif tıp; diş hekimleri
ABSTRACT Objective: The purpose of this descriptive study is to determine the knowledge, attitudes
and behaviors of dentists to practice defensive medicine. Material and Methods: The study was con-
ducted on 229 physicians working in various private and public sectors using face-to-face surveys in
Konya between August-September 2016. To measure the attitudes and behaviors of dentists towards
defensive medicine applications, “Dentist Defensive Medicine Applications Inventory” was used.
There are 18 questions in the inventory. The answers to the questions are listed as “yes-no-
undecided.” Descriptive statistics and chi-square tests were applied on the collected data. Results:. Of
the dentists, 140 (61.1%) had never heard of the concept of defensive medicine, and 203 (88.6%) did
not know enough about the concept of defensive medical applications. 217 (94.8%) had malpractice
161 (70.3%) believe that malpractice cases will affect the way they practice medicine, and 195 (85.2%)
believe that there is an increase in the number of malpractice cases. Respondents engaged in defen-
sive medicine practices by ordering additional imaging studies (%57.2%), laboratory tests (47.2%), re-
ferring patients to consultants (56.8%) and to minimize malpractice risk, some dentist have avoided
high-risk patinets (43.7%). The rate of defensive medicine is higher in the institutions affiliated to
the Ministry of Health. Conclusion: This study shows that the positive and negative defensive dentistry
are being used commonly among the dentists. The findings are consistent with the literature.
Keywords: Defensive medicine; positive defensive medicine; negative defensive medicine; dentistry
Musa ÖZATA
a
,
Arslan TERLEMEZ
b
,
Kubilay ÖZER
c
,
Yusuf AKKOCA
a
a
İşletme Bölümü,
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,
Kırşehir, TÜRKİYE
b
Endodonti AD,
c
Hastane İşletmeciliği,
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi,
Konya, TÜRKİYE
Received: 11.10.2018
Received in revised form: 06.11.2018
Accepted: 08.11.2018
Available online: 04.12.2018
Correspondence:
Musa ÖZATA
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,
İşletme Bölümü, Kırşehir,
TÜRKİYE/TURKEY
musaozata@gmail.com
Bu çalışma, 10. Sağlık ve Hastane İdaresi
Kongresi (1-3 Aralık 2016, Ankara)’nde
sözlü olarak sunulmuştur.
Copyright © 2019 by Türkiye Klinikleri
ORİJİNAL ARAŞTIRMA
DOI: 10.5336/healthsci.2018-63278