KNOWLEDGE – International Journal Vol.30.2 March, 2019 427 THE ROLE AND IMPORTANCE OF DRAMA METHOD IN THE EDUCATION PROCESS Osman Emin Faculty of Philology “Blaze Koneski”, University “Ss Cyril and Methodius”, Skopje, Macedonia Abstract: Education is the factor that changes people, improves and socialize them. By the help of education, a person can be useful for him/herself, his/her nation and world people. Researches about education today show that teaching can reach to the top level with the individual’s effective participation. Individual’s effective participation to learning means all of his senses’ participation to learning period. Individual doesn’t forget the knowledge gained by experience and can transfer them to other knowledge gained. When considered our education system on the basis of programmes, methods and physical conditions, student is passive. This causes student to be one who memorizes. Because of this we urgently have to give up the education system that makes students memorise and individuals who uses the knowledge throughout life, who analysizes and synthesizes should be grown up. And drama method is one of the most important methods of active learning. Keywords: Drama Methods, Education Programmers EĞİTİM-ÖĞRETİM SÜRECİNDE DRAMA YÖNTEMİNİN YERİ VE ÖNEMİ Osman Emin “Kiril ve Metodiy” Üniversitesi,“Blaje Koneski” Filoloji Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyat Bölümü Özet: İnsanı değiştiren, geliştiren, toplumlaştıran en önemli faktör şüphesiz eğitimdir. Eğitim sayesinde insan kendine, milletine ve dünya insanlığına faydalı, bir vatandaş olabilir. Günümüzdeki eğitim-öğretim konusundaki araştırmalar, öğrenme olgusunun bireyin etkin katılımıyla en üst düzeye ulaştığını göstermektedir. Çünkü bireyin öğrenmeye etkin olarak katılması, onun tüm duyuların öğrenme sürecine katılması anlamına gelmektedir. Birey yaşayarak öğrendiklerini unutmamakta ve bu öğrendiklerini diğer öğrenilen bilgilere aktarabilmelidir. Ülkemiz eğitim sistemine gerek ders programları gerek yöntem gerekse eğitim ortamları yönünden bakılacak olursa öğrenci edilgen bir konumdadır. Buda öğrenciyi ezberleyen biri olmaya itmektedir. Bu yüzden şimdiye kadarki ezberci eğitim anlayışımızdan biran önce vazgeçip bilgiyi sadece ezberlemek için değil, hayatta kullanan, analiz ve sentez yapan bireyler yetiştirmemiz gerekmektedir. Bu bireylerin yetiştirilmesinde kullanılan aktif öğrenmenin en önemli yöntemlerinden olan ve halen bazı eğitim-öğretim kurumlarında kullanılan drama yöntemidir. Anahtar Kelimeler: Drama Yöntemi, Eğitim Programları, GİRİŞ İnsanlığın yaşamını eğitim yoluyla geliştirdiği kabul edilen evrensel bir gerçekliktir. Eğitim insanın bireysel, çevresel ve sosyal yönlerden başarıya ulaşmasında; barış, özgürlük, sosyal adalet ve evrensel bütü nlük ideallerine erişmesinde temel araçtır. Ayrıca eğitim; toplumsal ve ekonomik kalkınmanın da itici bir gücü olarak tüm sektörleri etkilemektedir. Eğitim, insanın bireysel hedeflerine, yaşamsal sorumluluğuna, tüm yetenek ve yaratıcılık potansiyellerinin oluşmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle eğitimde bireysel, ulusal ve küresel boyutlarda sürekli bir gelişim ve değişim sağlamak gereklidir. Çünkü bilginin güç olarak görüldüğü çağımızda bireysel, toplumsal ve evrensel gelişimin temel boyutunu eğitim oluşturmaktadır. Bu nedenle de; “bilgi toplumu” olma çabasındaki toplumların hedefi; eğitimin tüm yönleriyle ele alınıp değerlendirilmesi ve gelişim esaslarının bireysel, ulusal ve evrensel boyutlarıyla dönüştürülmesi olmalıdır. Bu dönüşüm çalışmaları her toplumun üzerinde önemle durduğu bir konudur. Özellikle ekonomide gözlenen küreselleşme ve uluslar arası rekabette, her alanda eğitimi sürekli bir etkinlik olarak gören ve bilgiye sahip olan toplumlar avantajlı hale gelmiştir. Son yıllarda dünyada çok hızlı bir değişimin olduğu, gerçekleştirilen yeniliklerin toplumsal, siyasal ve ekonomik alanda etkisini gösterdiği gözlemlenmektedir. Örneğin bilginin toplanması, işlenmesi, aktarılması, kullanılması ve yeni bilgi üretimine yönelik her alanda bilgi ve iletişim (bilişim) teknolojisinde değişimlerin yaşandığı yeni bir dönemin içerisinde yaşıyoruz. Bu dönemin özelliği, toplumsal yaşamımızdaki genel değişikliklere koşut olarak eğitim anlayışında da bazı değişimleri zorunlu kılmasıdır. Çünkü bilgi toplumuna ulaşmadaki bu zorlu süreçte bilgi tabanlı değişim hareketleri insanların eğitimden beklentilerini de farklılaştırarak değiştirmiştir. Geleneksel eğitim anlayışının yetersiz kaldığı günümüzde, eğitim politikalarında amaçlarında, eğitim kurumlarının yapı ve işlevlerinde, eğitim programlarının içeriklerinde köklü yenilikler ve bir dizi dönüşümleri planlamak, bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Çağdaş eğitim ve eğitim uygulamaları, bireylerin birbirleriyle ve toplumla etkin bir ilişki kurmaları, toplumsal olayl ara, konulara ve değerlere sürekli ve etkin bir biçimde yaklaşmaları, sorunları çeşitli açılardan çözebilmeleri için gerekli bilgi