İlginç Klinik Seyirli Bir Müsinöz Kistadenokarsinoma Olgusu A MUCINOUS CYSTADENOCARCINOMA CASE WITH ATYPICAL CLINICAL COURSE Dr.F.Füsun KONUKSAL*, Dr.Ahmet Faruk AĞAN*, Dr.H.Mehmet SÖKMEN*, Dr.Murat BERBEROĞLU*. Dr.Rüştü KURT, Dr.Fügen AKER, Dr.Oya ÖVÜNÇ Haydarpaşa Numune Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, 2. Cerrahi Kliniği, Patoloji Kliniği ÖZET Karın ağrısı, dlare, ateş yakınmaları ile acil poliklinik- lerinde gastroenterit ön tanısı ile izlenen ancak bir iki gün içinde gelişen sepsis, hemolitik üremik sendrom, disse- mine intravasküler koagülasyon tabloları İle prognozu cid- diyet kazanan vaka takdim edilmiştir. Hastanın tanısı ba- tın alt kadranda sonradan beliren kitlenin cerrahi yöntem ile çıkarılmasıyla konulmuştur. Appendiksin primer karsinomalarını preoperatif tanı- mak çok zordur. Bu vakalar değişik klinik tablolarla karşımıza gelebilirler. Anahtar Kelimeler: T Klin Gastroenterohepatoloji 1995, 6:59-61 SUMMARY We have presented a case, admitted to ICU with the diagnosis of gastroenteritis because of abdominal pain, diarrhea, and fever; and had supervening sepsis, hemo- lytic-uremic syndrome on following days. The diagnosis was established by operative resection of the lower ab- dominal mass which were appeared on succeeding days. Primary carcinoma of the appendix is difficult to diagnose preoperatively because of their heterogeneous clinical pictures. Key Words: Mucinous cystadenocarcinoma T Klin J Gastroenterohepatol 1995, 6: 59-61 GENEL BİLGİ Primer appendiks adenokarsinoması nadir olup tüm gastrointestinal sistem neoplazmalarının %0.5*in- den daha azdır (1). Appendiksde epitel kaynaklı 4 tip tümör görülebilir. Bunlardan en sık görüleni (%85) kar- sinoid tümördür. Bunun dışında müsinöz adenokarsino- ma (mucinous cystadenocarsinoma veya malign muco- cele de denir), kolonik tip adenokarsinoma ve dual hücre orjinli adenokarsinoidlere de rastlanmaktadır (2). Literatürde bildirilen primer nonkarsinoid adenokarsino- ma sayısı 300'den azdır (1,3). Tümör en sık olarak akut appendisit klinik tablosu ile belirti verir (1,3,4). Bu- nun yanısıra palpapl kitle, asit, nonspesifik gastro- intestinal ve genitoüriner yakınmalar şeklinde karşımıza çıkabilir (5). Cerrahi öncesi tanı genellikle konulma- maktadır. Küratif cerrahi sonu 5 yıllık yaşam oranı evresine göre değişmekle birlikte ortalama %55'dir (5). Geliş Tarihi: 20.12.1994 Yazışma Adresi: Dr.F.Füsun KONUKSAL Haydarpaşa Numune Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, İSTANBUL VAKA 53 yaşında, erkek, evli, pazarcı. Bir hafta önce hafif bel ağrısı, orta şiddette, sürekli, yaygın karın ağrısı, günde 6-7 kez sulu, az müküslü ishal ile acil servise başvurmuş. Acil dahiliye ve cerrahi polikliniklerinde gö- rülen hastaya gastroenterit tanısı konularak H2 reseptör blok©rî il® spazmolrtik tedavi verilmiş. İshali duran v© karın ağrısı azalan hasta, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma farkedince ilk gelişinden bir haf- ta sonra tekrar acil polikliğine başvurmuş. Dahiliye kli- niğine yatırılan hasta daha sonra gastroenteroloji kli- niğine nakledildi. Hasta, 25 yıldır her gün 100-200 cc. etil alkol ve 1 paket sigara içiyor. Depo olarak kullandığı yerde sık sık yemek yediği, burada farelerin dolaştığı öğrenildi. Fi- zik muayenede; TA:110/70 mmHg., nabız 96/dk. ritmik, ateş: 38 °C, solunum 20/dk. şuur açık, koopere, cilt ve skleralar ikterik, batında yaygın hassasiyet mevcuttu. Defans ve rebaund yoktu. Karaciğer mldklaviküler hatta kot kenarını 3.cm geçiyordu. Laboratuar: Hb:9gr./L, Htc:%21, Lökosit:22600, trombosif.72000, sedimentasyon:125mm/saat, periferik T Klin J Gastroenterohepatol 1995, 6 59