Maraş Depremleri ve Kiyarüstemi’nin “Ve Yaşam Sürüyor” Filmi Sosyolog Dr. Mustafa Gültekin mustafagultekin2@gmail.com 6 Şubat tarihinde, Türkiye’de merkez üssü Pazarcık ve Elbistan ol an 7,7 ve 7,6 şiddetinde iki deprem meydana geldi. Artçı depremler ise hala deprem bölgesini etkilemeye devam ediyor. Maraş depremlerinin yarattığı bu yıkımlar uzun yıllar yurttaşların hafızalarından silinmeyecek. Bu yazı denemesi yaşamın sürmesi” teması üzerinden Maraş depremi vesilesiyle “deprem” olgusu üzerine bir düşünme çabasıdır. 1939 Erzincan Depremi ve 1999 Gölcük merkezli deprem Türkiye’nin yaşadığı en büyük depremlerden ikisiydi. Gölcük depreminden bugüne kadarki yaklaşık 23 sene içerisinde, Türkiye’nin birçok kentinde can almış birçok depremden sonra 6 Şubat 2023 tarihinde 8 saat aralıkla yaşanmış iki büyük deprem daha yaşandı ve bu deprem on binlerce insanı enkaz altında bırakarak tüm yurttaşları gözyaşlarına boğdu. Sülalelerden birkaç kişinin hayatta kaldığı, ailelerin parçalandığı, bebeklerin, çocukların, gençlerin, kadınların, erkeklerin, yaşlıların göçük altında kalarak canından olduğu, arama kurtarma ekiplerinin yoğun gayretleriyle günler sonra enkazdan çıkarılanların olduğu tüm kareleri muhtemelen hiç kimse uzun süre hafızasından silemeyecek. On binlerce insanımızı kaybettiğimiz Gölcük depreminde Maraş depremlerinde olduğu gibi büyük bir özverive “dayanışma” içinde hem kamu güçleri hem de sivil güçler olağanüstü bir seferberlik içerisine girmişlerdi. Gölcükteki depremin enkazında kalan yurttaşlarımızı bu güçler, hem canhıraş bir çabayla enkazdan kurtarmaya çalışmıştı hem de hayatta kalanlara desteklerini esirgememişti. Bu arada, Gölcük depreminde hayatta kalanların bir kısmı, yakınlarının deprem enkazından sağ kurtulamaması ve yuvalarının enkaz altında kalmasından sonra da “yaşamlarını sürdürmeye” çabaladılar. Her depremde olduğu gibi o depremde de insanlar şu ya bu biçimde “yaşama sarılmaya”, “okula gitmeye”, “iaşelerini sağlamak için pazara, fabrikaya, madene, bakkal dükkanına gitmeye” ya da “iş aramaya” koyuldular. Ardından birçok deprem meydana geldi ve şimdi hala artçı sarsıntılarıyla kendini hissettiren ve 10 ili etkileyen ve on beş milyon insanı farklı derecelerde etkileyen Maraş depremleri… Dünya kupası maçlarının devam ettiği bir esnada, 21 Haziran 1990 tarihinde İran’da gerçekleşen Mencil-Rudbar depremi 7,4 şiddetinde cereyan etmiş, 700 köy zarar görmüş, yüzbinlerce kerpiç ev yıkılmış, kırk bin kişi can vermiş, altmış bin kişi yaralanmış ve beş yüz bin kişi de evinden olmuştu (Vikipedi Özgür Ansiklopedi). Bu deprem şehir merkezlerini vurduğu gibi Köker gibi kırsal kesimleri de yıkıma uğratmıştı. Elbette İran’da devrim öncesinde de devrim sonrasında da “yeni gerçekçi” sinemanın temsilcisi olan Abbas Kiyarüstemi (1940-2016) bu duruma sessiz kalmadı.